Bilimle Güçlü, Sanat ve Sporla Mutlu, Özgüvenli Bireylerin Okulu...

Facebook Instagram Twitter Linkedin Youtube

okulistik-giris-ekrani

Anasayfa

Özel AY Eğitim Kurumları

Özel AY Eğitim Kurumları

ÖZEL AY EĞİTİM KURUMLARI BEDEN VE RUH SAĞLIĞINA ÖNEM VERİYOR

Değerli Velimiz,

Dünyada birçok ülkeyi etkileyen, gündem maddelerinde ilk sırada yer alan ‘’COVİD-19’’ adlı Corona virüsün yayılmasıyla ilgili haberler hem sosyal medyanın çeşitli platformlarından hem de haber kanallarından takip ediliyor. Bilgiye bu kadar çeşit yoldan ulaşılıyor oluşu bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor. Tüm bu bilgi kirliliği de kaygı ve korkuyu tetikleyerek panik yaşanmasına sebep oluyor.

Kaygı, psikoloji biliminde dozunda olduğunda fayda sağlayan bir duygu olarak değerlendiriliyor. Çünkü kaygı, olabilecek kötü sonuçlar için insanı tedbir almaya güdüler. Ancak alınan tedbirdense kötü sonuçlara odaklanmak kaygı düzeyinin artmasına yol açar. Gerektiğinden fazla kaygı yaşamak, bir süre sonra olağan hayatımızdaki işlevselliğimizi yitirmemize sebep olacak bir rahatsızlık boyutuna dönüşebilir. Bir diğer dikkat etmemiz gereken durum ise kaygının tam anlamıyla bulaşıcı olduğudur. Anne babaların stresli ya da kaygılı halleri çocukta korkulacak bir şey var hissiyatı yaratabilir. Özellikle okul öncesi çocuklar, bir durumu zihinlerinde somutlaştıramadıklarında yoğun kaygı yaşar. Bundan dolayı yaşanılan bu durumu çocuklara aktarırken olabildiğince dikkatli olmakta yarar var. Öncelikle somut örnekler vererek açıklamaya çalışın. Anlattığınız şekliyle çocuğun bu duruma zihninde yer bulabilmesi önemlidir. Çocuğun sorduğu kadarına cevap vermek daha fazlasını aktarmaya çalışmamak gerekir. Çocuk beklenmedik yerden soru sorduğunda ebeveyn daha da açıklayıcı olmak gayesiyle uzun açıklamalara girer. Bu tarz kaygı yaratacak durumlarda gereğinden fazla konuşmak, uzun açıklamalara girmek de çocuğun kaygısını arttırabilir. Eğer zorlandığınız bir soruyla karşılaşırsanız çocuğunuzdan biraz zaman isteyin. ‘’Bu konuda bilgim yok ama senin için araştırıp sana söyleyeceğim’’ cevabıyla onu rahatlatın. Her şeyden önemlisi sakin anlatıyor oluşunuz ve probleme değil çözüme odaklı bir şekilde yaklaşımınız büyük etken olacaktır. Kaygının corona virüsünden daha bulaşıcı bir hastalık olduğunu unutmayın. Peki nasıl bir yol izleyeceğiz?

  1. Öncelikle konuyu çocuğunuzla paylaşmanız ilk adım olmalıdır. Konudan haberdar olmayan ya da konu açıldığında ebeveyni tarafından geçiştirilen bir çocuk; kaygı duyan, maske takan insanları ve haberleri gördükçe daha çok kaygılanacaktır. Dolayısıyla konuyu gizlemek ya da geçiştirmek çözüm değil, çocuğun kaygısını daha da arttıracak yanlış bir yoldur. Bu süreci şu şekilde aktarabilirsiniz: ’’Bu sıralar bir hastalık var, hasta olmamak için birtakım önlemler alınması gerekiyor. Normalden biraz daha sık ellerimizi yıkamak, hapşırırken ya da öksürürken dirseğimizin içiyle ağzımızı kapamamız, bu süre içinde dışarıya pek çıkmamamız gerekiyor. Ama merak etme biz bunları yaptığımız sürece korunuyor olacağız. Tüm önlemlerimizi alıyoruz. Biliyor musun ben çocukken de böyle bir hastalık olmuştu ve annemle babam da benim sana anlattığım gibi bana anlatmıştı. Sonra doktorlar bu hastalığı nasıl yeneceğimizi buldu. Eminim şimdi de bulacaklar. Sadece beklememiz gerekiyor. Bu süreci eğlenceli hale getirmek için elimizi yıkarken en sevdiğimiz şarkıyı birlikte söyleyebiliriz diye düşündüm.’’ gibi söylemlerle bu süreci aktarabilirsiniz.
  2. Çocuklar önlem amaçlı okulların tatil edildiğini bilmelidirler. Çocuk okulda virüs var o yüzden okul tatil edildi yanılgısına düşmemeli. Bu tatil sonrası okula karşı kaygı duymasına yol açabilir. Nasıl ki yağmur yağarken şemsiye kullanıyorsak, ya da yazın denize girerken güneş kremi sürüyorsak bu da o şekilde bir önlem alma durumlarından biridir şeklinde somut ifadeler kullanılabilir.
  3. Çok sık yapılan uyarılar kaygıyı arttıracaktır. El yıkama konusunda çocuklar çok sık uyarılmamalıdır. ‘’Ellerini yıka, elinin içine hapşırma, mendil kullan, kapı kollarını elleme’’ gibi sürekli yapılan uyarılar çocukta kaygı kanallarını uyaracak ve hastalık senaryoları yazmasını pekiştirecektir. Muhakkak ki çocuklar uygulanması gereken önlemleri unutacaklardır. Belirlediğiniz o şarkı ile el yıkama konusunda motive edici olabilirsiniz. Ya da aldığınız dezenfekte jellerin kullanımını oyunlaştırarak eğlenceli hale getirebilirsiniz. Çocuğunuzun ilerleyen süreçte temizlik konusunu takıntı haline getirmesini istemiyorsanız bu sürece hassas yaklaşmanız önemlidir.
  4. Bu dönemde çocuklar kitle iletişim araçlarından uzak tutulmalıdır. Akşam haberlerin açık olmamasına özen gösterilmelidir.  Her zaman olaması gerektiği gibi yine bu süreçte de teknolojik aletleri denetimli kullanıyor olmaları çok önemlidir.
  5. Çocuğun duygularının tezahürü resimlerdir. Bu virüsü nasıl hayal ediyor olduğunu resim çizdirerek somutlaştırabilirsiniz. Daha sonra bu çizdiği resimler üzerine bir slogan oluşturup çocuğunuzun yırtıp çöpe atmasını isteyebilirsiniz. Ya da o resimlere dezenfektan sıkıp komik bir şekilde onların yok olmalarını sağlayabilirsiniz. Eğer çocuğunuz kaygı yaşıyorsa bu çalışma onu rahatlatacaktır.
  6. Son olarak önemle üstünde durduğum nokta şu ki: ebeveyn ne kadar kaygılıysa çocuğun da o kadar kaygılı olması muhtemel sonuçtur. Evde corona virüs bir numaralı gündem maddesi haline geldiyse çocuğun da o panik ortamını soluyor olduğunu unutmayın. Böyle bir ortamda çocuk kendini güvende hissetmeyecektir. Çocukların güven verici bir ortama ve tutuma ihtiyaçları vardır. Bu tatil süresince bu başlıklara dikkat ediyor oluşunuz çocuğunuzun bu durumu sağlıklı bir şekilde atlatmış olmasını sağlayacaktır.

Sağlıklı günler dileklerimizle…

Özel AY Eğitim Kurumları

RPD Servisi

 

Comments are closed.